Takip Et

ULUSAL SÜT KONSEYİ =SÜT SANAYİCİLERİ KONSEYİ

Ulusal Süt Konseyi, soğutulmuş çiğ süt referans fiyatını 15 Kasım 2019'dan geçerli olmak üzere litre başına 2 lira 30 kuruş olarak belirledi.

Yağ oranı yüzde 3.6 ve minimum protein değeri yüzde 3.2 olan soğutulmuş çiğ süt referans fiyatının Aralık 2020'ye kadar litre başına 2 lira 30 kuruş olmasına kararlaştırıldı. Belirlenen referans fiyat 15 Kasım 2019'dan Aralık 2020 tarihleri arasında geçerli olacak.

Bu köşeden defalarca yazdık. Madem Türkiye serbest piyasa ekonomisi ile yönetilmektedir o halde hiçbir ürünün fiyatı “tavsiye” kapsamında da olsa belirlenemez.Hele hele bu tavsiye kararını sektörün bileşenlerinden birisi,özellikle diğer bileşenleri “yolunacak kaz” gözüyle bakan kesimi hiç belirleyemez.

Bu alanda geçmişte tartışmalar oldu.Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Faruk Çelik tarafından yönetilirken,Sayın Çelik,TZOB Genel Başkanı Sayın Şemsi Bayraktar’ın ikazına rağmen süt desteklerini süt sanyicisine vererek süt fiyatlarını üretici lehine dengelemek istedi.Ancak Süt sanayicileri süt bölgelerinde çekilerek ,sütü kurdukları paravan şirketlerle % 50 eksiğine almayı sürdürdüler.

Sür sanayicisinin sicili bununla da krmızı değil.Başta Aydın olmak üzere bazı süt üretim bölgelerini “serbest bölge” olarak ilan ederek süt sanayicilerinin bu bölgelerden alt sınırsız süt almalarının ve üreticinin büyük oranlarda zarar etmelerine neden oldular.

Ancak girişte e iki paragrafta gördüğünüz gibi 375 -395 gün gibi bir zaman aralığında süt fiyatları Ulusal süt konseyi tarafından belirlenmiştir.

Süt üreticisinin bu fiyattan süt satması, tüketicinin de ulusal süt konseyinin patronu olan süt sanayicilerinin belirlediği fiyattan almaları adeta emredilmektedir.

Haydi örgütlenememiş süt üreticisi,sütünü satma kaygısı peşinde,tüketici adeta “koyun sürüsü” gibi cebindeki para miktarını ölçü alarak tüketmektedir.Ancak yanlış olanUlusal Süt Konseyi içerisinde,”tavsiye fiyatı” kararı toplantılarında söz sahibi olan Damızlık Birlikleri,Hayvancılık Koooperatifleri,Üretici Birlikleri o konseyde hangi pozisyonda hangi amaçla oturmaktadırlar?Maalesef bu kuruluşlar “zurnanın son deliği “ durumundadırlar.Çünkü ulusal süt konseyinde son sözü süt sanayicisi söyler.Diğerleri ise gardroptaki askı konumunda olup kendi üye ve ortaklarının haklarını savunmaktan acizdirler.

TZOB ve Sayın Şemsi Bayraktar Ulusal Süt Konseyinin yapısını ve kararlarını değiştirmek amacı ile Uşusal Süt Konseyinden çekilrken bu kuruluşların hiç birisi O’nun ardından salonu terketme cesaretini gösterememişlerdir.

Geldiğimiz noktada ise Ulusal Süt Sanayicileri Konseyi(!) en yüksek kalitede ve ölçüdeki süte madem ki 2,30 TL fiyat biçti bundan sonra şu tedbirleri alıp aşağıdaki piyasa şartlarını yerine getirmelidirler:

Süt fiyatı 2,30 TL’ye sabitlendi ise öncelikle bu fiyat aşağı düşmemelidir.Sütün girdileri olan mazot,yonca ve mısır tohumu,elektrik,yonca,fiğ,silaj,konsantre yem,traktör,işçilik,veteriner ücretleri,veteriner ilaç fiyatları,taşıma ve işçilik bedelleri, düve alım fiyatları vs.sabitlenmelidir.

Yoksa haksız bir rekabetle karşı karşıyayız demektir.

Bu yazdıklarım yapılmadığı halde sorumluluk Ulusal Süt Konseyinde yer alan Hocalar,Damzılık ve Üretici Birlikleri ve Hayvancılık kooperatiflerindedir.

Çözüm makamı ise Gümrük Ticaret ve Tarım Orman Bakanlığı,Rekabet Kurulu,Ve Bakanlar kuruludur. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.