Takip Et

ÜLKEMİZ TARIM TOPRAKLARININ SINIFLANDIRILMASI-1

Yıllardır Ankara bürokrasisinden “Tarımda genel bir planlama, ürün planlaması ve arazi planlaması yapmadıklarından,üretim miktarının belli bir plana göre değil kaderine bırakılmış vaziyette sürdüğünü söylemekteyiz.

Kısa orta ve uzun vadeli olmak üzere ülkemiz toprakları önce doğal bitki örtüsü (mera,orman,lagün,çayırlık vb) olarak daha sonra geri kalan tarım topraklarının yükselti,iklim,rüzgar,iklim,eğim,güneş bakısı vb özelliklere göre planlı bir şekilde ürün çeşitleri ekm ve dikimine ayrılması gerekmektedir.

Planlamaları yapılabilmesi için de topraklarımızın mevcut durmunun da bilinmesi gerekmektedir.

2.Milli Tarım Şurasında ele alınan sonuç bildirisinin bu konuyla ilgili bölümünü köşemize aktarıyoruz.

“Mülga Köy Hizmetleri tarafından 1966-71 döneminde yapılan toprak etüt ve haritalama çalışmalarına göre Türkiye’de işlenmekte olan 28.053.607 hektarlık alanın 4.825.442 hektarı I. sınıf arazi olup, bu araziler tarımsal üretimi kısıtlayacak herhangi bir olumsuz faktör bulunmadığından asgari özenli bir toprak yönetimi ile üretkenliklerini uzun yıllar sürdürebilirler.

I. sınıf arazilerin 1.586.720 hektarında nadaslı, 944.965 hektarında nadassız kuru tarım yapılmaktadır. Sulanmakta olan I. sınıf arazi toplamı 1.715.478 hektardır. Ülkede toplam 5.086.087 hektar olan birinci sınıf araziden, işlenmekte olan 4.825.442 hektar çıkarıldığında, geriye kalan 260.645 hektar arazinin 54.669 hektarı çayır, 94.482 hektarı mera, 7.708 hektarı orman, 5.404 hektarı fundalık, 80.709 hektarı yerleşim yerleri, 17.673 hektarı fabrika, yol, havaalanı vb. uygun biçimde kullanılmayan veya yok edilmiş arazi kapsamına girmektedir. 162.263 hektar tutarında çayır-mera ve fundalık alanla kaplı birinci sınıf arazilerin varlığı mevcuttur.”

“İkinci sınıf araziler işlemeye karşı hafif sınırlamalar gösteren alanlar olup, 6.772.873 hektar yüzölçümündedir. Bunun 6.040.590 hektarlık bölümü işlenmekte ve geri kalan işlemeye uygun olan 732.283 hektarlık bölümün 444.477 hektarı çayır ve mera, 13.112 hektarı orman ve fundalık, 108.996 hektarı yerleşim, sanayi ve askerî alanlar şeklinde amaç dışı olarak kullanılmaktadır.

III. sınıf arazi varlığı toplamı ise 7.282.763 hektar olup bunun 6.036.224 hektarı işlenmektedir. Geriye kalan 1.246.539 hektar arazinin 737.300 hektarı çayır-mera, 420.315 hektarı orman ve fundalık, 88.924 hektarı yerleşim sanayi ve askerî alanlar halinde bulunmaktadır. IV. sınıf araziler işlenebilir alanlar içinde en fazla soruna sahiptir. 7.425.045 hektar tutarındaki bu alanların 4.877.061 hektarı işlenmekte, fakat tedbir alınmadığı için erozyon kayıpları çok fazla olmaktadır. Bu arazilerin 2.547.984 hektarlık bölümü işlenebilir olduğu halde, bunun 1.641.382 hektarlık kısmı çayır mera, 846.063 hektarı ise orman ve funda arazisi olarak kullanılmaktadır.

Arazi kullanmada en büyük sorun üretim planlamasının bir fonksiyonu olarak arazilerin kabiliyet sınıflarına uygun kullanılmamasıdır. Herhangi bir tarımsal üretim kaynağı olmayan çalı ve fundalar, VI. ve VIII. sınıf arazilerde olması gereken ormanlık alanlar, VI. sınıf arazide yer alması gereken meralar esas tarım yapılması gereken I. sınıf arazilerde bulunmaktadır. Buna karşılık kuru ve sulu tarım alanlarının bir bölümü ise V. ve VIII. sınıf araziler üzerinde yer almaktadır. Bu dengesiz durum, tarımsal girdilerin bilinçli bir şekilde uygulanmasını engellemekte, erozyon kayıplarını artırmaktadır. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.