Takip Et

CORONA VE OLASI GIDA SIKINTISI-1

Gelişen dünyamızda insanoğlunun başına gelen son ve en büyük “dert” olarak Corona virüs salgınını ilk sıraya yerleştirmemiz gerçekçi bir yaklaşım olacaktır.

Bu açıdan hareketle Corona salgını insanların sağlığı kadar ekonomik geleceklerini de derinden etkiledi.

Salgın başlar başlamaz bizde ve tüm modern dünyada toplulukların ilk refleksleri gıda ve gıda kaynaklı tarım ürünlerini stoklamak oldu.

Korona virüsün bulaşma riski açısından en çok ziyaret edilen mekânların gıda satış alanı, pazar ve marketler olduğunu söylememiz yanlış olmaz…

Bunca ciddi tedbire rağmen. Bunun sonucu olarak da bizzat yaşadığımız gibi ülkemizde ve pek çok ülkede sebze, meyve, tahıl çeşitleri, bakliyat ürünleri, mamul gıda fiyatları neredeyse % 100’lere yaklaşan oranlarda yükseldi.

Görünen gerçek odur ki gıda önümüzdeki dönemin en önemli “stratejik” ürünü olacak.

İçinde bulunduğumuz salgın döneminin orta vadeli sonuçlarından birisi gıda sıkıntısı olacaktır. Bu da ülkeleri tedbirler almaya yöneltmiş ve yöneltmeye devam ettirecektir. Pek çok ülke salgından ders çıkardı. Orta ve uzun vadede gıda üretim, ihracat, ithalatını ve tarım üretim ve ekonomilerini yeni baştan planlamaya başladılar.

Daha salgının başlangıç günlerinde başta ABD ve Japonya olmak üzere birçok devlet gıda desteklemesine yüksek oranda destekleme ayırdı.

Buna paralel olarak FAO yaklaşık 60 ülkede gıda sıkıntısı olacağını bildirdi.

Türkiye ise ise sadece % 2 oranında ve 6 700 ton tohum desteklemesi kararı aldı; gerçekte ise 3-3,5 milyon ton tohum destekleme kapsamına girmeliydi.

Bu yaklaşım Türkiye’nin yakın gelecekte ve orta vadede orta ya çıkabilecek gıda krizini ciddiye almadığının göstergesidir. Gıda ve tarım ürünleri stok planlamasında ihmalkâr davranan yalnız Tarım ve Orman Bakanlığı bürokrasisi mi? Hayır, başta Maliye ve Hazine Bakanlığı Corona desteklemelerini dağıtırken en sona üretici kesimi bıraktılar. Ve hatta tarım sektörünü nakdi olarak desteklemelerden hiç yararlandırmadılar.

Tarım kesimi için bazı ödemelerin ertelenmesi veya kredi kanallarının açılma girişim kısmi bir rahatlama ve çiftçinin yeniden borca girmesi anlamına gelmektedir. Bu da diğer sektörlerin ve gelişmiş ülkelerin tüm gerekli sektörlere yararlandırdıkları nakit akışı ve hazine kaynaklarını kullanma yöntemi ile hiç benzeşmemektedir. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.