Takip Et

TARIM ARAZİLERİNİN İMARA AÇILMASI

5403 sayılı Toprak Koruma yasasına göre her ilede “Toprak koruma Kurulları” oluşturulur.Bu kurulların ana görevi tarım toprklarını korumaktır.Üzülerek ifade etmek gerekir ki çok büyük sayıda toprak koruma kurulu tarım topraklarını değil bu topraklarda imar faaliyeti göstermek isteyen maden,enerji,şehircilik,turizm vs sektörlerin çıkarlarını korumaktadır.

 

Toprak koruma Kurullarında ziraat mühendisleri odası,Ziraat Odaları ve bazen de İl Tarım ve Orman Müdürlüğü temsilcileri tarım topraklarının lehine karar verebilmektedirler.Diğer üyeler kamudan(devlet memurlarından) oluştuğu ve çoğunluğu sağladıkları için tarım topraklarının imara açılması konusunda karar vermeye mecbur kalmaktadırlar.

 

“5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 3. maddesinde “Tarım arazisi, Toprak, topografya ve iklimsel özellikleri tarımsal üretim için uygun olup, hâlihazırda tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan veya imar, ihya, ıslah edilerek tarımsal üretim yapılmaya uygun hale dönüştürülebilen araziler…” şeklinde tanımlanmıştır.

 

Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 13. madde- sinde; Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı ifade edilmiştir. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Toprak Koruma Kurulu’nun uygun görmesi şartıyla; Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı, petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, ilgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri, Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plan ve yatırımlar, Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları, Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları, İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir.

 

 

 

Bu açıklamaya rağmen, hemen her alanda ,her sektöre imara açma faaliyetleri ve arayışları sürmektedir.

 

13. madde hükümleri ile tarım topraklarının “zorunlu haller” sözcüğünün ardına sığınılarak tarım toprakları bu sektörlere arzi sahibinin niteliğine bakılmaksızın “tahsis” edilmektedir.

 

“Tarım arazilerinin bitkisel ve hayvansal üretim faaliyetleri birlikte değerlendirilerek, sadece tarımsal üretimin getireceği yararın dikkate alınmaması, aynı zamanda çevresel ve sosyal boyutlarının da ele alınarak dengelenmesi gerekmektedir. Doğal olaylar ve insan faaliyetlerine karşı hassas olan toprakların korunması, geliştirilmesi ve ekonomik olarak kullanımının sağlanması için ise toprağın doğal özelliklerinin göz önüne alınarak kontrollü ve planlı kullanım zorunlu kılınmalıdır.”

 

“Kontrollü ve planlı kullanımın temel şartı ise arazilerin doğal özellikleri ve kullanım ihtiyaçları belirlenerek kategorilere ayrılıp her kategorinin ihtiyaç duyduğu kullanım şeklinin önceden belirlenmesi ile sağlanabilir. Arazilerin potansiyellerine uygun şekilde değerlendirilmesi, doğal kaynaklarının sürdürülebilir kullanımında temel esastır. Toprak ve su kaynaklarının korunması ve geliştirilmesi için yapılacak çalışmalarda ise toprağın dengesini bozan etmenlerin kontrol altına alınması ve tarımsal amaçlar dışındaki kullanımlar için uygun yer seçiminin yapılması gerekmektedir.” 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.