Takip Et

ÜZÜM PİYASALARI AÇILIRKEN

Ülkemiz üzüm üretiminde ilk beş il sırasıyla Manisa, Denizli, Mersin, Kahramanmaraş ve Mardin’dir. Malumunuzdur ki bu illerden ikisi Ege Bölgesinin illeri.Bu illerimizden Denizli’de şaraplık üzüm çeşitliliği haim ken Manisa sofralık kuru üzüm üretiminin merkezi durumunda.

Bugünlerde özellikle Manisa’da yaş üzüm sezonu açıldı; fakat sorunlarıyla beraber…

Günümüz Türk üzümcülüğünün en önemli sorunları girdi tutarları ve pazarlama sorunlarıdır.

Ülkemizde bağ parsellerinin küçük olması girdi maliyetlerini artıran bir unsurdur.

Girdileri ele aldığımızda gübre, zirai ilaç, toprak işleme, işçilik ilk sıralarda yer almaktadır.

Son yıllarda işçilik ücretlerinin ortalama% 75-125 artması üzümcüler için önemli bir yüktür.

Son yıllarda fiyatı mevsimine odaklı olarak % 350’lere varan bir oranda artan zirai ilaç, bitki besleme ürünleri ve gübre fiyatları da sorun haline gelmiştir.

Sulamada kullanılan elektrik ayrı bir girdi kalemi olup fiyatı hızla artanlar sınıfındandır. Sulanmasının zorunlu olan bölgelerde sulama, kış ve yaz sulaması olmak üzere iki dönemde yapılmaktadır. Özellikle yaz sulamalarının maliyetleri % 100’lerin üzerinde artmıştır.

Kaliteli üzüm yetiştiriciliğinin temelinde, zamanında ve uygun dozda ilaçlama uygulamaları yer almaktadır. Bu amaçla, üzüm bölgelerinde yapılan ilaçlama sayısı, salkım uzatma, yeterince dolgun salkım ve dane elde etme, istenilen şeker oranına ulaşma ve benzeri pek çok etkinlik pahalı ve zaman alıcıdır.

Artık bağcılık günümüzün en pahalı üretim dallarının başında gelen bir uğraşıdır. Yılın on iki ayı üretici bağından çıkamamaktadır. Toprak işleme ve budama ile başlayan yıllık faaliyetler, her bağa girişte ayrı bir maliyet birikimi ve girdiler için harcamadır.

Yaş üzüm piyasaları erkenci bölgelerin ardından Alaşehir ve Sarıgöl’de açıldı. Bölgenin en önemli çeşidi milli bir üzüm markamız olan sultaniye. Ziraat Odalarının hesaplamalarına göre sultaniye üzümün kilogram maliyeti 30 TL:yi yakalamış bulunmakta.

Peki satış fiyatı nerelerde Pazar, market ve manav fiyatları ile kıyaslamak imkansız. Aradaki fiyat makası neredeyse % 300’lerde gezinmekte. Üzüm Üreticisinin eline şu anda 12- 18 TL aralığında satış bedeli geçmekte. Zarar Kg. başına yaklaşık olarak 12-20 TL arası. Ancak tüketici de üzümü son derece pahalı satın alabiliyor.

Üretici bu zorlu girdaptan nasıl kurtulacak? Akla ilk gelen “kurutsun”, “kuru olarak satsın” cevabı gelmekte. Ancak onun da bir garantisi yok. Geçen yıl olduğu gibi. Devlet 11 numara üzüm fiyatını Sayın Cumhurbaşkanın ağzından 27 TL olarak açıkladı. Ancak tüccarın üreticiden alış fiyatı, piyasa açılış günlerinde 12- 20 TL arasında gerçekleşti. Yaş üzümün çok önemli bir bölümü rakı ve alkol fabrikalarına “çıkma” olarak 1,10 TL ile 1.80 TL arasında satıldı.

TMO ‘nun üzüm alımı piyasayı dengeledi mi? Hayır. Alımlar ağır, randevular çok gecikmeli idi.

Sorunun yapısal kaynağına indiğimizde karşımıza Türk tarımının yapısal sorunlarının önde olanı “pazarlama sistemi” çıkmaktadır. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.