Takip Et

TARIMDA DOĞAL AFETLER

Artık bardağın taşacağı son damlayı beklemekteyiz.

Öncelikle “iklim değişikliği” kavramı bitkimize, hayvanımıza denizimize,okyanusumuza,ormanımıza,solduğumuz havaya o kadar fazla etki yaptı ki en iyi iklim senaryoları dahi bu alanda kafa yoranları dahi korkutacak düzeye geldi.

En kötü senaryolar ise 1,5 derecelik ısınma 2070’li yıllarda dünyayı Mars özelliklerinde yaşanamaz bir gezegen olacağı yönünde köklü,bilimsel öngörülere dayanmakta.

Küresel ısınma ülkelerin arasında görüş ve eylem birliğini sağlayamamış durumda.ABD,Çin ve Hindistan gibi ilk üçte yer alan en fazla sera gazı üreten ülkeler küresel ısınma tehlikesine karşı tedbir almamak için ayak sürümekteler.Brezilya ise başta ABD olmak üzere bazı ülkelerin gazına(!) gelerek kendi yağmur ormanlarını hızla yok etmekte.

Ülkemiz ise en kötü senaryolarda ilk sıralarda yer alan bir coğrafya içerisinde yer almakta.

Küresel ısınma ve devamında gelen kuraklık öncelikle tarımı olumsuz etkilemekte.Son yıllarda meydana gelen doğal afetler öncelikle Türk tarımını etkilemekte.Fiyat açısından çaresiz olan Türk çiftçisi doğal afetlerle de mücadele ederken üretim maliyetlerine bir kalem daha eklemiş olmaktadır.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, son günlerde ülkemizde yaşanan doğal afetlerden zarar gören üreticiler ve ürünler hakkında görüntülü basın açıklamasında Nisan 2022’ye kadar olan doğal afetleri ve zarar miktar ve sonuçlarını, dolayısıyla tedbirleri de ortaya koydu.Bakraktar ürün ,iller ve bölgeler bazında ele aldığı doğal afetleri şu şekilde sıraladı.

Kayısı Don Zararı

“FAO verilerine göre, Türkiye, 2020 yılında Dünya kayısı üretiminin yüzde 24,4’ünü, ihracatının ise yüzde 57’sini gerçekleştirerek ilk sırada yer aldı. Türkiye 2021 yılında; 90 bin 325 ton kuru kayısı ihraç ederek 347 milyon 204 bin dolar, 69 bin 959 ton taze kayısı ihraç ederek ise 61 milyon 838 dolar döviz girdisi elde etti.

Kayısı üretiminin merkezi olan Malatya’da bu yıl, kayısı ağaçları Nisan ayına geldiğimiz bugünlerde çiçek açtı ve meyve tuttu. 10 Nisan 2022 tarihinden beri soğuk havanın etkili olduğu Malatya il genelinde, 13 Nisan’ı 14 Nisan’a bağlayan gece zirai don olayı yaşandı. Gece saat 4’te etkili olan soğuk hava Malatya Ovası’nda 1.400 rakıma kadar olan alandaki kayısıyı ciddi oranda etkiledi.

Malatya Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgilere göre, hasar oranı yüzde 80 civarındadır. Kayısı havzası olarak bilinen bölgede Malatya ile birlikte Elazığ’ın Baskil ilçesinde yüzde 70, Sivas’ın Gürün ilçesinde yüzde 60 ve Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde yüzde 80 civarında hasar vardır. Eldeki verilere göre bu yıl kayısı üreticimizin kaybı büyüktür. Toplamda 409 milyon dolar ihracat geliri elde eden ülkemiz, önemli bir kayıpla karşı karşıyadır.

Diğer yandan kayısı, bölge ürünü olduğundan bölgedeki üreticilerin yanında Malatya’ya sınır komşusu olan bütün iller, mevsimlik işçiler ve fabrikalarda çalışanlar bu durumdan çok ciddi olarak etkilenecektir. Prim desteğine rağmen ödenen sigorta bedelleri üreticilerimiz için yüksektir. Özellikle Covid-19 dönemi ve süren kriz ortamında gelirleri oldukça düşen üreticilerimiz, poliçe yaptıramadılar. Sigorta yaptıran üreticilerimizin sadece yüzde 6’sı don sigorta paketinden yararlandı.

Ayrıca kayısı üreticisinin mağduriyetinin önlenmesi için ilk aşamada, rekolte kaybı yaşayan üreticilerimizin Ziraat Bankası, özel bankalar ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçları ile elektrik borçları faizsiz olarak ertelenmelidir.

Kayısı üreticilerimiz yüzde 400’leri bulan girdi artışlarının önem kazandığı bu dönemde, don zararından dolayı da oldukça mağdur oldu. Bu nedenle geçmiş yıllarda olduğu gibi geçimini büyük ölçüde kayısıyla sağlayan üreticilerimize alan başına maktu bir destek verilmeli, üreticilerimizin yaraları sarılmalıdır.”

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.