Takip Et
  • 26 Ekim 2023, Perşembe

KÜFÜR TEK MİLLETTİR...

İsrail'in Filistin topraklarına saldırıları ve bu topraklardaki katliamları ne yazık ki hız kesmeden devam ediyor. İsrail, kadın-çocuk demeden hergün yüzlerce Filistinli'yi öldürüyor ve soykırıma varan eylemler sergiliyor...

Peki bu saldırı ve katliamlar sürerken Dünya ne yapıyor dersiniz?

İnsanlığın ayaklar altına alındığı olaylar esnasında dünya ikiye bölünmüş vaziyette.

Başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere, pekçok gelişmiş ülke hemen İsrail'in yanında saf tuttular, Onun katliamlarına destek verdiler. Türkiye'nin kendi güvenliği için gerçekleştirdiği operasyonlarda sivillere yönelik katliamlar yaptığı iftirasını atanlar, İsrail'in binlerce sivili katletmesine hiç ses çıkarmadıkları gibi, söz ve eylemleriyle de olayların daha da büyümesine tahrik ve teşvik ediyorlar. Bu ülkelerin İsrail sevgisinin insan sevgisinden üstün gelmesinin sebeplerini ilerleyen satırlarda açıklamaya çalışacağım. Fakat öncelikle, olan biten hadiseler karşısında İslam ülkelerinin tavrı nasıl ona bir bakalım;

Efendim, İslam ülkelerinin hepsi de Müslüman kardeşleri ölürken elbette boş durmayıp birşeyler yapıyorlar. Ne mi yapıyorlar?

Kınıyorlar efendim, İsrail'i ve ona destek çıkanları sadece kınıyorlar...

Meydanlarda toplanıp toplanıp dağılıyorlar. Filistin'deki aç bilaç Müslümanlar'a yiyecek ve ilaç bile gönderemiyorlar, ya da sadece İsrail'in izin verdiği kadar gönderebiliyorlar...

Oysa ki şu anda duadan başka şeyler de yapmak lazım. Eylemle desteklenmeyen duanın kime ne faydası varki? Eğer dua edilecekse, bizi bu hale düşüren hatalarımızın affı için de dua edelim.

"Aksiyon Müslümanı olmadıkça sabahtan akşama kadar namaz kılıp dua etsek, boğazımız yırtılırcasına slogan atsak kaç yazar...

Şimdi gelelim ABD ve Avrupa'nın İsrail'e neden koşulsuz şartsız destek verdiklerini açıklamaya;

Hristiyan inancına sahip oldukları halde, bahsi geçen ülkeler "neden Yahudilerle aynı safta yer alıyorlar" sorusu hemencecik akla geliyor değil mi?

Bu sorunun cevabını bulmak için, öncelikle siyonizm ve Hristiyan Siyonizmi kavramlarının anlamlarını iyi bilmek lazım.

Siyonizm, XIX. yüzyılın sonlarında Avrupa’da ortaya çıkan ve Yahudiler için bir ülke kurmayı hedefleyen seküler bir ideolojinin adıdır. Bu ideolojiye göre siyonistler kendilerini seçilmiş insanlar olarak görürler ve Dünyayı da kendilerinin yönetmesi gerektiğine inanırlar.

"Seçilmiş" manasına gelen "siyon" kelimesi, aslında Kudüs’teki Süleyman Mabedi’nin üzerindeki tepenin adı olup, genelleştirilerek Kudüs’ün tamamı için kullanılır hale gelmiştir. Dolayısıyla Siyonizm, aynı zamanda "Kudüsçülük" anlamına da gelmektedir...

Siyonizm ile Yahudilik kavramları çoğu zaman birbiri ile karıştırılmaktadır. Oysa ki birbirleriyle ilintili bu iki kavram arasında önemli farklar bulunmaktadır. Yahudilik ırk temeline dayalı bir dinin adı iken, siyonizmde ırkçılık yoktur. Evvela belirtmek gerekir ki siyonist olmak için illa Yahudi olmaya gerek yoktur. Hristiyan ya da Müslüman oldukları halde siyonist olan pek çok insan olduğu gibi, Yahudi oldukları halde Siyonist olmayan da bir sürü insan bulunmaktadır.

Siyonizm düşüncesine sahip olanlar kendilerinin siyonist olduklarını gizlerler, yaşadıkları yerin inancındanmış gibi görünürler, hümanist ve yardımsever davranışlar sergilerler. Bu özellikleri sebebiyle, siyonistler için günümüzün modern münafıkları denilebilir...

Gelelim Hristiyan Siyonizminin ne olduğunu açıklamaya;

Hristiyan Siyonizmi, Hz. İsa’nın yeryüzüne tekrar geleceğine inanan ve bunun için Yahudilerin Filistin topraklarında yerleşmesini ve yurt kurmasını ön şart olarak gören akımın adıdır. Bu inanca sahip olanlar, Hristiyan doktrinlerini benimsemiş olmalarına rağmen, Yahudiler için "Arzı Mevud"da (Vadedilmiş Topraklar) bir Yahudi devletinin kurulması gerektiği fikrine sahiptirler. İşte bu sebeple, 1948 yılında kurulan İsrail Devletinin kuruluş aşamasında Hıristiyan Siyonistlerin çok önemli destekleri olmuştur.

Sanırım Hristiyan Avrupalıların İsrail sevdasının sebebi biraz da olsa anlaşılmıştır...

Değerli Dostlarım,

Belirtmeliyim ki İsrail'in Filistin ve Gazzeyi ele geçirmeye yönelik saldırıları yaklaşık yüzyıllık bir planın parçasıdır. Bu büyük planın ana gayesi ise Ortadoğuda Yahudilere ait Büyük İsrail Devletini inşa etmektir. Kurulması hedeflenen Büyük İsrail Devletinin sınırları ise, Nil Nehri'nden Fırat'a kadar olan ve Türkiye'nin güney bölgesinden bir kısım toprak parçasını da kapsayan alandır.

Bu sınırlar 1887 yılındaki 1. Siyonist Kongresinde şekli belirlenen İsrail Bayrağına bile yansımıştır. İsrail Bayrağında yer alan iki mavi çizginin Nil ve Fırat Nehirlerini temsil ettiğini belirtmek isterim.

Büyük İsrail Projesine göre, İsrail’e yönelik bütün ciddi tehditler ortadan kaldırılmalı, Ortadoğu Bölgesi mezhep savaşlarıyla güçsüz devletçiklere bölünmeli, bölgede İsrail kontrolünde bir Kürt devleti kurulmalı ve yine bölgede hiçbir güçlü ulus devlet bırakılmamalıdır. Bu hedeflere ulaşırken de Siyonistlere her şey mübahtır; yeter ki süreç durmadan işlesin...

Kürdistan ve PKK'nın neden İsrail yanlısı olduklarını şimdi daha iyi anladınız değil mi?

Ayrıca, "Hedefe ulaşmak için herşey mübahtır" mottosu size tanıdık geldi mi?

Evet evet, FETÖ'nün de mottosu aynıydı. Çünkü onların da kendilerince kutsal bir hedefleri vardı ve bu hedeflere ulaşmak için yemedikleri herze kalmamıştı. Onların hedefleri, patronlarınca belirlenmiş alanda gene patronları tarafından kendilerine verilen işleri yapmaktı. Bu nedenle, haksız bile olsalar, patronlarına asla ve kat'a zerre laf etmezlerdi. Tıpkı Mavi Marmara hadisesinde Türkiye'yi suçlayıp İsrail'e en ufak laf edemedikleri gibi...

Değerli Okuyucularım,

Her vasıtayı mübah sayarak kendilerinden olmayan toplumların maddi ve manevi değerlerine, varlıklarına tecavüz eden, zulüm, kan ve hile ile yerleştikleri mukaddes topraklarda başkalarına hayat ve ibadet hakkı tanımayan bu rezil millet, her ne kadar kendilerine ait bozulmuş kutsal kitaplarında seçilmiş insanlar olarak betimleniyorsa da, Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerim tarafından şiddetle lanetlenmektedir.

Çünkü, yeryüzünde başka bir millet daha yoktur ki kendilerine gönderilen peygamberlerin neredeyse hepsini öldürsünler...

Gene yeryüzünde başka bir millet daha yoktur ki ibadet etmek ve sevap kazanmak niyetiyle kadın, çoluk-çocuk demeden sürekli insan öldürsünler...

 

Bütün kalbimle inanıyorum ki, Allah zalimlerin yaptıklarından haberdardır ve elbette ki arzı mevudun siyonistlere yurt olmasına müsade etmeyecektir...

Esen Kalın... 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.