Takip Et
  • 5 Mart 2014, Çarşamba

İkilem

Hayaller…

Ne güzel şeyler değil mi onlar? Sana ait, sen istemediğin sürece kimsenin müdahalesi olmaksızın tamamen sana ve senli günlere ait. Hayal kurduğumuz zamanlar en özgür, en kendimiz olduğumuz anlar ...Ve de en mutlu, en umutlu…

Bir de gerçekler…

Ne kadar gerçekler değil mi? Tabii ki yaptığın seçimler, verdiğin kararlarla yönlendirebildiğin ama aslında sadece olayların başına geleceklerden habersiz kahramanı olduğun gercekler. Hem gelmesini istemek hem bekletmesini...

 

HAYAL VE GERÇEK

Ay ışığı pencereden girende,

Senden yana hayâl kurmak ne güzel.

Ya bir otobüste, ya bir trende,

Gurbet ilden sana varmak ne güzel.

 

Aşkın mayasını senden alıp da,

Şekillendim sevda denen kalıpta.

Evinizin kapısını çalıp da,

İlk çıkandan seni sormak ne güzel.

 

Umudu yoksula bol verir Hudâ;

Bin tohuma can var bir damla suda.

Gerek uyanık ol, gerek uykuda,

Benden bakıp seni görmek ne güzel.

 

Kurumadan daha yolculuk teri,

”Gel” diye yanına çağırsan beni;

Bırakıp bir yana gamı, kederi,

Doya doya seni sarmak ne güzel.

 

Aşk deyince anlattığı her şeydir;

Öldürdükçe tadı gelen bir şeydir..

Azrai'le can vermesi zor şeydir;

Sen istersen sana vermek ne güzel.

ABDURRAHİM KARAKOÇ

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.