Takip Et
  • 29 Ağustos 2016, Pazartesi

Düşünme zamanı

Yazımıza bir soru ile başlayalım. İnsanlar cemaatlere neden katılır? İnsanlar en kıymetli varlıkları olan evlatlarını cemaat yurtlarına, cemaat okullarına neden gönderir? Bu sorulara doğru cevabı bulabilmek için biraz gerilere hatta tek parti dönemine bir göz atmakta fayda var. Rahmetli dedem tek parti döneminde şehre 70 kilometre mesafede Torosların tepesinde yaylada yoldan yaklaşık 600-700 metre aşağıda yayla evlerinden 1 kilometre uzaklıkta 8-10 kat apartman büyüklüğünde kayaların olduğu çınar ağaçları ile kaplı bir vadide yaylaya çıkan insanların çocuklarını okutuyor. Kuran-ı Kerim'i falan öğretmiyor ha. 3-4 aylık yayla zamanında yaylaya çıkan Yörüklerin çocukları hem hayvanlarını otlatıyor hem de boş zamanlarında abdest almasını, gusül etmesini, namaz kılmasını ve namaz kılacak kadar namaz suresi ve dua öğreniyor.

Dedem çocukları okuturken tozlu burun diye anılan bir tepede nöbetçi bulunur, doğudan batıya uzanan yolun doğu tarafında 1 kilometre batı tarafına 2 kilometre mesafede çam ormanı vardır. Her iki taraftan boz elbiseli birisi çıktığı zaman Jandarma olabilir diye çocukların okuduğu yere işaret verilir, dedem çocukları dağıtırmış.

 

Biliyorsunuz o dönemde Kur’an okumak yasak, ezanın Türkçe ezan diye tangır tungur okutulduğu malum ve 1950 14 Mayıs Demokrat Parti iktidarına rahmetli Adnan Menderes hükumetine kadar devam ettiği, insanların asgari dini bilgilerini bile kayıt dışı olarak gizli gizli öğrendiklerini unutmamak gerekir ki CHP’nin Türk milletini getirdiği nokta budur.

Bir projesi miydi bilemem ama 28 Şubat darbesinden sonra 8 yıllık mecburi eğitimin ardından ilk öğretimi bitirmeyen çocuklara dini bilginin öğretilmesinin yasaklanması eğer öğretilirse hem veliye, hem öğreten hocaya ceza getirilmesi insanların kayıt dışı olarak cemaatlere yönelmesine zemin hazırlamıştır.

 

Ayrıca 28 Şubat döneminde zarar görmeyen tek cemaatin FETÖ olması da manidardır. Bu dönemden sonra sadece Allah rızası için dini bilgi veren cemaatlerin yanında, bir sohbetinde haçlıların işgalinden korkmayın onlar sizin kadınlarınıza, kızlarınıza ilişmezler, mallarınıza ilişmezler diyen FETÖ’nün cemaati gibi örgüte dönüşen cemaat zannedilen kuruluşların okullarına, yurtlarına insanlar çocuklarını göndermişler yardım etmişler, zekatlarını fitrelerini vermişlerdir. Maalesef bu örgüt en kıymetli varlığımız olan çocuklarımızın beyinlerini yıkamışlar, robotlaştırmışlar tertemiz pırıl pırıl çocukları birer kamikaze pilotu, birer canlı bomba gibi ve birer hain olarak yetiştirip milletimizin üzerine salmışlardır.

İnsanlar bunlara çocuklarını teslim ederken silahlı kuvvetlerimizi ele geçirip cumhurbaşkanını öldürmeye gidecek bir katil, genel kurmayı işgale gidecek, özel harekatı, milli istihbarat teşkilatını, emniyeti, milletin meclisini, milletin kendisini milletin uçaklarıyla, helikopterleriyle, tankı, topu ile bombalayacak hainler olarak yetişsin diye ülkemiz aleyhine casusluk yapsın, devletimizin gizli bilgilerini, sırları, yabancılara satsın röntgencilik yapsın devlet büyüklerini dinleyip önemli bilgileri düşmana satsın diye değil devlete, millete yararlı birer birey olarak yetişsin diye teslim etmiş ancak bu hırsızlar çocuklarımızı çalmış beyinlerini yıkayıp birer hain olarak yetiştirmişlerdir.

Bu örgütün sempatizanı olup yardım edenlerin başlarını iki elinin arasına alıp düşünmeye davet ediyorum. Ve diyorum ki vicdanınız rahat mı? Bu örgüte zekatını, fitresini, kurbanını veren ve yardım himmet toplayan Müslüman: senin Allah rızası için verdiğin veya topladığın paralar kiliseye yardım, ABD başkan adaylarına yardım, Amerikan kongresinde senatör satın almak veya ülkemiz aleyhine lobi faaliyetlerine kaynak olarak kullanmış olduğu ortaya çıktı. Bir kısmı da Kıbrıs’ta kumara ve köpük partilerine gitti. Düşün bakalım Allah rızası için verdiğin veya topladığın paralar nerelere gitmiş. Zekâtını fitreni yeniden ver, kurbanını yeniden kes, düşün ve bol bol tövbe edip gözyaşı dök ki belki günahların hafifler. Şimdi düşünme zamanı.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.