Takip Et
  • 26 Haziran 2020, Cuma

BIRAKMAM SENİ…

‘’Biz ne baharlar gördük senle ne kışlar,

Hiç bir şeyi sevmedik inan senin kadar,

Söyle bize ey hayat var mı böyle aşk?

Durursa burada dursun kalbim Beşiktaşk.’’

Aydın Lisesinin orta kısmında okurken evimiz şuandaki Askerlik Şubesinin bir üst sokağındaydı.Okuldan çıkıp eve gelir,daha içeri girmeden bahçe duvarından çantamı attığım gibi arkadaşlarla top oynamaya koşardık.İki kale yapar, altışar golden iki devre,üç korner bir penaltı futbol oynardık. Evlerin arasında boş araziler vardı o zamanlarda…

Ne çok katlı binalar ne de AVM’ler vardı. Çocuklarımız bizim kadar şanslı olamadı. Bilye,misket nedir bilemediler. Uçurtma uçuramadılar. Sokak aralarında top oynayamadılar. Ben o zamanlar da Beşiktaş’a gönül vermiştim.Ligin ilk kulübü 1903 doğumlu Beşiktaş JK’nın hayati maçlarından birini televizyondan izliyorum.1981-82 sezonunun son karşılaşması. Eskişehir’de oynanıyor. Maçın hakemi ünlü hakemlerden Metin Tokat’ın babası Talat Tokat. Beşiktaş’ın tarih sayfalarına adını altın harflerle geçirmeyi bilen Türk futbolunun emekçi ismi son yirmi yılda teknik direktörlük görevinde büyük başarılar yakalayan, Ziya Doğan’ın golü ile birlikte Kara Kartal 2-1 deplasmanda öne geçti.Tribünler karıştı.Çünkü bu sonuç o yılların müthiş kulüplerinden olan Eskişehir’i kümeye düşürecektir. Maçın hakemi Talat Tokat yan hakem Hüseyin Karaca’ya çivili tahta atılınca karşılaşmayı tatil etti. Beşiktaş 1966-67 sezonunda elde ettiği şampiyonluğun ardından 15 yıl sonra tekrar şampiyon olmuştu.Eskişehir spor ise kendi sahasında bu mağlubiyetle alt lige düşmüş oldu.Ben o yıllarda Beşiktaş maçlarını hiç kaçırmazdım.

Biz Beşiktaş’ı izlemeye şeref stadında başladık, daha sonraları Mithatpaşa stadında yerimizi almıştık otobüsler stada gelir. Otobüsün şoförü hastanede inecekler diye bağırınca stat durağında hepimiz inerdik. Maç sonrası son durak Beşiktaş semtinin çarşısıydı. Beşiktaş çok önemli ve gerekli bir kampanya başlattı.Ben de şöyle bir Beşiktaş’ın mali durumunu araştırayım dedim.kolay değil çocukluğumda aldığımız harçlıkları biriktirerek her şeyimiz Beşiktaş olurdu.Hatta efsane başkanımız Süleyman Seba zamanında ‘Bir kibrit çak.’ Kampanyasına cebimdeki son kuruşa kadar vermiştim.

Sosyal Medyada konuşulan borç krizi gerçeği çözüme kavuşmuştur. Şöyle ki; Beşiktaş tüzüğüne göre mevcutları ve borçları açıklama yetkisi Beşiktaş Denetim Kuruluna verilmiştir. 1. Hukuk uzmanı ile 8 hesap uzmanı mali müşavirden oluşan ve aktif çalışan Beşiktaş Denetim Kurulu 31.12.2019 tarihi itibariyle birleştirilmiş borç raporunda görüldüğü kararı ile 2,9 milyar ne borç 2,7 milyar diye Beşiktaş CEO’su konuşma yaparak BJK Denetim Kurulu’nun resmi rapor açıklamasını teyit etmiştir. Böylece resmi açıklamalarda bir fark olmadığı anlaşılmıştır.Sn. Bşk. A. Nur Çebi 31.05.2020 tarihindeki söyleyişinde devir aldıkları borç tutarının 3,3 milyar olduğunu dile getirmiştir. Resmi açıklama ile Beşiktaş’ın konuşmasında açıkladığı fark 400 milyon olarak ortaya çıkmıştır. Bu farkı araştırdığımızda Sn. Başkan Ahmet nur Çebi’nin daha önceki açıklamalarında ifade ettiği,BJK Denetim Kurulu’nun rakamın üzerine 20 günlük hesap kesim ve teslim tarihi arasındaki farklar, henüz mali tablolara yansımamış icra, vergi uyuşmazlıkları gibi risklerin kapsandığını belirtmiştir.Böylece konuşulan olası 400 milyon farkın neler olabileceği anlaşılmıştır.Yanlış anlaşılmalar ve bu konuda doğru olmayan yazılar, konuşmalar kurulları ve bilhassa Beşiktaş’ı yıpratmakta marka değerini düşürmektedir.

Unutmamalıdır ki; Birlik beraberlik içinde olan camialar karşılaştıkları en zor sorunları dahi kolaylıkla çözerler.Bu nedenle birlik ve beraberlik içinde yeni kampanyamız ‘’Beşiktaş’ım Bırakmam Seni’’ ile başarıya ulaşacağına, vefakar siyah beyaz taraftarımızın bu süreçte Beşiktaş’a katkısının daha fazla olacağına inanıyorum. Tüm Beşiktaş’a gönül verenleri bekliyoruz.

Hepinize iyi hafta sonları değerli Denge okurları. 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.