Takip Et
  • 22 Kasım 2021, Pazartesi

HAZİNE DAİRESİ : LATMOS

Bu köşede yazdıklarımın biraz fazla akademik olduğunu söyleyebilirsiniz ama ne yapabilirim ki Latmos başka türlü nasıl anlatılabilir. Sözümün hemen burasında bana bu konuda müthiş katkılar suna bilgilerini benimle dolayısıyla sizlerle paylaşmama olanak veren değerli akademisyenlerimize, hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Latmos ile ilgili olarak geçen hafta yazdığım yazının devamı olarak sizlerle bazı bilgileri paylaşmaya devam edeyim. Bölge ile ilgili yapılabilecekler konusuna gelirsek eğer;

Latmos Körfezi / Bafa Gölü Tekne Turları

Küçük tekne turları için Latmos adeta eşsiz bir bölgedir. Latmos dağlarının doğu tarafında dağlık plato arkeolojik ve jeolojik hazinelere sahipken, batı tarafı da, yani Bafa Gölü tarafı da, son derece eşsiz güzellikler barındırmaktadır. Söke Serçin Mahallesine bağlı Kışla mezrası bu işin başlangıç rotası için gayet mükemmel bir konuma sahiptir. Bodrum yolunun hemen yanı başında ulaşımı yakındır. Kışladan kalkacak tekneler Bafa gölünün doğu kıyılarındaki el değmemiş doğayı, dokuyu, el değmemiş kumsalları, suların şekillendirdiği milyonlarca yıllık falezleri, kimsenin gidip, görmediği, tarihi manastırları gezme olanağını bizlere sunar. Kara yolunun, hatta patika yolların bile olmadığı, insanların ulaşmadığı bu doğal ve tarihi güzellikleri tekne turlarıyla gezecek olanlar sadece buraları kendileri gezmekle kalmayacak aynı zamanda çevresindekilere hayranlıklarını, güzelliklerini anlatıp, daha pek çok turistin bu teknelerle Aydınımızın bu zenginliklerini keşfetmesini sağlayacaktır. Ayrıca Kışla mezrasındaki 100 yıllık taş evler elden geçirilip, birer kafe, restoran olarak hizmet verebilir, eminim ki her gelen ziyaretçi burada o muhteşem doğa içinde soluklanıp, keyfi bir zaman geçirmek isteyecektir.

Botanik Turizmi

Latmos endemik yani bu yöreye özgü bitki türleri ve hayvan çeşitliliği ile ayrıca değerli bir bölgedir. Latmos Dağları’nda doğal olarak yetişen 20 nadide orkide türü bile tek başına Latmos’u anlatmaya yeter. Daha pek çok bitki türü, zeytin ağaçları, ardıçlar, sakız ağaçları, meşeler, çam ağaçları var. Bölgeye özgü yetişen bitkilerden bazıları; Boz Pırnal, Kızılağaç, Yılanotu, İzmir Deliçayı, Ege Koruğu, Beyaz Orkide, Pisik Çiğdemi, Cadı Çiğdemi, Yabani Karanfil, Çöven, Gelin Nakılı, Kılkuyruk, Çançiçeği, Domuzturpu-Sıklamen, Zakkum türleri, Akgömlek-Sığırkuyruğu, Defne türleri, Naneruhu, Kandilkökü, Maki Mavişi. Bu bitkiler için bile çok güzel turizm güzergahları oluşturulabilir. Hayvanlardan ise ; su kurbağaları, semenderler, sürüngen türleri, keler türleri, kertenkele türleri, yılan türleri, Çizgili ve Kara kaplumbağa türleri bölgeye özgü hayvan türlerinin başında gelmektedir. Böcekçiller, Yarasalar, Tavşanlar, Kemiriciler, Sırtlan, Karakulak, Yarasa Türleri önemli zenginliklerdir. Adlarını dahi sayamayacağımız kadar çok kuş türü var Latmos’ta. Bölgenin en zengin çeşitliğini kuşlar oluşturmaktadır. Hatta Serçin’de Kuş Gözlem Merkezi bile bulunmaktadır. İrili ufaklı, et ile beslenen ya da ağaçlardan meyveler tüketen o kadar farklı kuş türleri mevcut ki, kimi su kenarında, kimisi kayabaşlarında, kimisi ise ağaç kavuklarında yuva yapmış, binlerce yıllık doğal yaşam alanında varlığını sürdürmektedir. Bütün bu havyan ve bitki çeşitliliği bile tek başına Latmos bölgesi bu konularla ilgilisi kişilerin, belgeselcilerin, daha pek çok farklı hobisi olan kişilerin uğrak yeri olmaya adaydır.

İnanç Turizmi

Latmos Dağları, 8 Bin yıldır çeşitli dinlerin en önemli merkezlerinden birisi olmuştur. Pek çok dine ait tarihi mekâna sahiptir, dağlardaki sığınaklar, kaya oyukları bu dinlere ait resimler, yazıtlar, freskler ile bezenmiştir. Latmos, Doğu Akdeniz’den kaçıp gelen Hristiyanların ilk yerleştiği bölgelerden birisidir. MS. 7. Yy.da Araplar İslamiyet’le birlikte Doğu Akdeniz’de egemen olunca Hristiyan keşişler Latmos’a gelip sığınmıştır. Bu keşişlerin yaptığı manastırlar, İsa ve havari resimleri hala Latmos Dağlarında ziyaretçileri beklemektedir. Çok tanrılı dinlerin de mekânıdır. Hitiler zamanından kalma 3500 yıllık Açık Hava Tapınağı olan “Surat Kaya Yazıtları” ve çevresindeki dini donatılar muhteşem bir doğa ile iç içe yaşamış insanların doğaya ne kadar saygı duyup taptığını bizlere içtenlikle anlatmaktadır. O hayranlık uyandıran doğa neredeyse hiç bozulmadan binlerce yıldır varlığı sürdürerek günümüze ulaşmıştır. Daha neler var neler. İlk Yörüklerin, şaman geleneklere göre oluşturduğu, Ovo,obo-taş yığma kültürünün güzel örneklerini burada görmek mümkün. Dağların aralarındaki Yunan ve Roma Tanrılarına ait Tapınakları görmek mümkün.

Kamp Turizmi

Latmos’un gündüz güzellikleri kadar, gece de büyüleyici bir atmosferi var. Şehir ışıklarından uzakta, 900 – 1000 metre rakımda yıldızlar eşliğinde kamp nasıl olur değil mi?. Doğanın koynunda, son derece etkileyici bir gece için pek çok insan Latmos’ta konaklayıp, kamp yapmak isteyecektir. Sulak derelerin kenarında, su sıkıntısı çekmeden kamp yapılabilecek onlarca alan mevcuttur. Her bir kamp alanı ayrı bir dokuya sahiptir. Ve elbette kışı.Latmos dört mevsim turizm potansiyeli olan eşsiz bir hazinedir. Kışın karlı yayları ve yamaçları büyüleyici bir coğrafya oluyor. Karın az yağdığı bir bölge olan Aydın,Muğla ve çevresi için yerel halkın 1-2 saatte ulaşabileceği, kar keyfi yapabileceği bir bölgedir. Son sözlerimi başka bir yazıda yazmak üzere sağlıkla kalın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.