Takip Et
  • 17 Mayıs 2023, Çarşamba

DÜZELMEK İÇİN ÇARPILMAK MI GEREK ?

KOVAN

 

Anadolu’da kasabada yaşayan bir kadın.

Tüm hayalleri anne olmak üzerine ; ama bu özlemini gerçekleşirecek bir mucizeye muhtaç.

Derken bu mucize gerçekleşiyor.

Kadın hamile.

Dokuz ay onbeş gün sonra bir bebesi dünyaya gözlerini açıyor.

Bebe; ama nasıl bir bebe ?

Bebe olmasına bebe de hilkat garibesi bir bebe…

Kolu başka yerde, gözü başka yerde,kulakları başka yerde…

Zavallık kadın bebesinin olduğuna sevinsin mi yoksa ağlasın mı ?

Konu,komşu,hısım akraba kadıncağıza yardımcı olmak için araştırma yaparlar ve sonunda bir mubarek zatın adresini bulurlar.

Derlerki kadına:

‘’Şu vilayetin,şu kasabasının şu köyünde yatan bir mubarek zat varmış.Erenlerden miş,al bebeni git o zatı muhteremin huzuruna .Tanrı onu kırmaz senin bebenin çaresini bulursun.’’

Kadıncağız, almış bebesini varmış o köye.

Dağ başında bir türbe…

Türbenin bekçisi,bakıcısı yaşlıca adama derdini anlatmış…

Adam da ,’’ tamam kızım,al bebeni gir muhterem zatın huzuruna duanı et’’

Kadın girdikten bir süre sonra da yaşlı adam içeri girmiş ve dua eden kadının önündeki bebeyi görmüş.

-aman Allahım bu nedir böyle ! demiş.

Sonra kadına dönmüş:

-kızım bu böyle olmaz,ben dışarı çıkıyorum.Sen çık zatı muhteremin sandukasının üzerine ve

Onun üzerine işe…’

Kadın ,irkilmiş ve ‘’ ne dersin baba,öyle şey olur mu ? bebem sonra ÇARPILIR ! ‘’ demiş.

Türbenin bekçisi,bakıcısı yaşlı adam acı acı gülmüş ve demişki :

 

-A KIZIM ! BU BEBEĞİN DÜZELMESİ İÇİN ÇARPILMASI GEREK !’’

 

14 Mayıs Pazar günü Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimi yapıldı.

Alınan sonuçlardan anlaşılıyor ki beklenilen mucize gerçekleşmedi.

Üretim yok,tüketim çok.

Para yok,araba çok, alan da çok

Hastane var,Dr,ilaç yok.

Et yok,alacak para da yok diyemiyorum; çünkü marketlerde ve kasaplarda görünen manzara başka.

Deprem oldu,binalar yıkıldı,insanlar öldü 50 bin denildi,oysa sayısı belli değil;ama oylar nereye gitti ?

Çarşı ,Pazar ateş pahası ağlayan da çok alan da…

Bir yanda ağla, ağıt yak sonra otur kasabın bıçağını yala…

Göz göre göre tecavüze uğra , önce şikayetçi ol ,sonra tecavüz edene aşık ol…

Yok yok böyle garip çelişkilerin nedenini yurt dışından getireceğin sosyologlar bile bulamazlar.

Kime sorsan ‘’bittim ‘ diyor; ama sonuç değişmiyor.

Bir tarafta batıran,karşıda kurtarıcı ,ikisi arasında bilinçsizce gidip gaelen,araştırmayan,mücadele etmeyen okumuş,okumamış Nazım’ın dediği sürü psikolojsi içinde hareket eden bir çoğunluk…

Şimdi umutlar kaldı 28 Mayıs’a .

Yani yine bir mucize bekleniyor.

Ne kolay böyle yaşamak,mücadele etme,rahatına bak,’’benden sonra tufan’’ de,sonra ağla,sızla ve Tanrı’dan yardım iste.

Bir düşün bakalım Tanrı kafatasının içine o beyin denilen orgarı niye koydu?

KAFKA’nın dediği gibi,’’ BEYİNLERİMİZ DÜELLO ETSİNLER; AMA GÖRÜYORUM Kİ SİZİN SİLAHINIZ YOK !’’ 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.