Takip Et
  • 15 Kasım 2021, Pazartesi

BU TOPRAKLARA BORCUMUZ VAR BİZİM

Doğamızı, kültürümüzü, çevremizi tarihi ve kültürel varlıklarımızı konuşuyoruz, konuşmaya devam edeceğiz. Kimse konuşmazsa bile biz konuşmaya devam edeceğiz ki konuşanlar hiç de öyle az değil azımsanacak kadar değil. Bu olaylara, bu gelişimlere çerci çöpçü, otçu böcekçi, taş yığını değil mi bunlar, çevreci mi neci, diyenlere inat konuşmaya yazmaya devam. Bizim doğup büyüdüğümüz topraklara, ekmeğini yediğimiz, suyunu içtiğimiz bu topraklara ödeyeceğimiz borcumuz var. Gerçi bu borcumuz böyle kolaylıkla ödenmez ama ne yapalım. ‘’Söz Uçar Yazı kalır’’ derdi Aydın’ın Kültür Babası Mustafa Kemal YILMAZ. ‘’Yaz oğul yaz ‘’derdi bana. ‘’Seni Çanakkale’ye götüreceğim ben sana rehberlik edeceğim hatta bütün masrafların benden ama bir şartım var. Döndükten sonra bütün gördüklerini yaşadıklarını yaşanılanları kaleme alacaksın. Öyle birkaç sayfa da değil. En azından bir kitapçık olacak kadar hatta kitabını da ben bastıracağım ‘’ derdi. Işıklar içinde olsun.

Son yazılarım, son toplantılarımızın neredeyse yarısı bölgemizdeki kültürel varlıklarımızla ilgili oldu. Olsun zararı yok. Bunalıyor muyuz? Bu yazıları çok az insan mı okurmuş gibi bir kompleksimiz de yok. Böyle yaparak en azından ufacık dokunuşlarla farkındalık yaratma konusunda, bu esrelerin, bölgelerin tanınması konusunda bir katkımız oluyor ise ne mutlu bize. Belki böylelikle borcumuzda az da olsa azalmalar olur, hepsini ödeyemezsek bile.

Şimdi gelelim Yapılabilecekler konusuna. Latmos’dan ,Herakliea’dan, Beşparmak dağlarından devam edelim.

Beşparmak Dağlarının antik adı Latmos’tur. Günümüzde de doğal güzellikleri ve tarihi zenginliği ile bu bölge çok sıradışı bir yerdir. Dünyanın dört bir yanından, binlerce, hatta milyonlarca insanı kendisine çekip, hayran bırakacak, bitmez, tükenmez hazinedir. Latmos’u korumanın, dünyaya tanıtmanın, insanların bu güzellikleri doyasıya yaşatmanın pek çok yolu vardır. Daha geçen haftaki yazımda ayrıntılı olarak anlatmaya çalışmıştım. Latmos, Türkiye’de az bulunur jeoturizm kaynak değerlerine sahiptir. Alanın jeolojik ve jeomorfolojik yapısı sıra dışı bir görünüm oluşturmakta, alanı jeoturizm konusunda oldukça özgün kılmaktadır. 100 milyonlarca yılda şekillenmiş Gnays kayalar rüzgârın ve suların biçimlendirdiği görünümüyle, insanı günümüzden alıp, binlerce yıl öncesine, fantastik bir dünyaya götürmektedir. Alanın jeolojik geçmişi kadar tarihi geçmişi de zengin ve çeşitlidir. Antik dönemde dahi dünyaca bilinen alan günümüze çok sayıda tarihi ve kültürel mirası hediye etmiştir. Bu miras yörenin jeolojik yapısı ile iç içe geçmiş ve kendine has bir karaktere bürünmüş durumdadır. Jeoturizm bu karakterin sürdürülmesi ve korunması noktasında esasen alanın ihtiyaç duyduğu bir yaklaşımı temsil etmektedir. Alandaki bu coğrafi karakter yerellik unsuru ve yer duygusu ile güçlendirilerek alan bir jeoturizm (destinasyonu) Güzergahı haline dönüştürülebilir. Bu konuda bugünlerde yapılan çalışmalara önem ve hız verilmelidir. Elbette bu konuda ne gerekiyor ise hep birlikte gerekeni yapmalıyız. Ve bütün bunlarla birlikte Latmos Dağı’nın taşıdığı doğal ve kültürel miraslarının tümünü kapsayacak bir koruma programı oluşturulmalı, mevcut yaşam alanlarının varlığını sürdüreceği, tarımsal üretim ve hayvancılığın etkilenmeyeceği bir şekilde bu çalışmaları yapmalıyız. Böylelikle bölge için arkeolojik SİT, jeopark, Milli Park, mutlak korunacak alan gibi tanım ve uygulamalarla en uygun koruma ve mevcut yaşamı sürdürme statüsü oluşturulmalıdır.

Kültür Turizm

Dünyada nadir görülen kaya resimlerinin en eski ve nadir örneklerinden önemli bir gurubu bu dağardaki kaya sığınaklarında ve mağaralardadır. 8000 yıl öncesine ait renkli boyalarla yapılmış yüzlerce duvar resmi var. 8000 yıldır her dönem insanlar bu dağlarda yaşamıştır. Onlarca kale, yerleşim yeri, mezar, anıt bırakmıştır. 2000, 3000 yıllık bu arkeolojik eserlerin her biri yöreye özgü taşlarla yapılmış nadide kültür hazineleridir. Belli rotalar oluşturup, kısa tanıtım tabelaları yerleştirip, yönlendirmeler yapılarak bu arkeolojik alanlar rahatça turizme kazandırılabilir.

Trekking - Doğa Yürüyüşü

Latmos zengin bitki örtüsü, kayalık yapısı, tarihi alanları, dereleri ve çağlayanlarıyla insanların saatlerini, hatta günlerini geçirebilecekleri bir yeryüzü cennetidir. Gerek 3-4 km.lik kısa mesafeler, gerekse 13-14 km.lik uzun mesafe gezileri için onlarca rota ve alternatif güzergah sunacak kadar zengindir. Çok büyük bir alt yapı maliyeti gerektirmeyen bu turizm kolu için sadece yönlendirme ve bilgilendirme levhaları koymak yeterlidir. Ve elbette bütün buraların tanıtılması gerekir.

Elbette bu bölge için söyleyeceğimiz sözler bunlardan ibaret değil. Hatta bu köşeye sığacak kadar değil. Devamı haftaya. Kalın sağlıcakla…

-Kaynak: Doç. Dr. Sedat AKKURNAZ ADÜ Arkeoloji Bölümü Öğr. Üyesi

Dr. Varol AYDIN ADÜ Tıp Fakültesi Öğr. Üyesi 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.